Süreyya operası ve kendini prenses gibi hisseden Irmak

Her haltı beceren ben,

Blog yazma işi niye bu kadar karmaşık geliyorsa çözemedim…Sanırım tüm bilinmeyenleri gözümde kartopu gibi büyütüp büyütüp kendimi frenliyorum…Oysa yemekçi Fatma teyze açmış blogunu çatır çatır sigara böreği tarifi veriyor!

mimarım la ben, en SgLisinden !

Geleyim mevzuya,zira az önce etiketle yapmaya çalışırken yanlışlıkla sildiğim postu tekrar toparlamaya çalışıyorum, gerildim :)))

Efendim İrmik ile ben bugün Süreyya Operasındaydık… Uzuuun zamandır peşinde koştuğum o biletlere sonunda kavuşmuştum , zafer kazanmış komutan gibi büyük bir gururla gittim…

Temsiller tüm salon dolu oynanıyor , son derece mutluluk verici…

Özellikle loca bileti almıştım, iyi de yapmışım ; locanın kapısını açtığımda İrmik’in yüzündeki şaşkın mutluluk görülmeye değerdi.

“Anne Richie Rİch’in evi gibi”

Gerçekten büyülü , küçük tabi, ne diyelim Akm polis karakolu olunca koca İstanbul’da dob için mekan kalmadı.

Kuklacı Müzikali enfesti… sanatçıların muhteşem sesi, kurdukları bağ, dekor,ışık çok güzel…

Özel tiyatroların bağıra çığıra oynayan bence çoğu keyifsiz, dekorları kıt oyunlarından sonra bu güzellik ikimize de iyi geldi.

Fındıkkıran için çabam sürecek…

Bu arada cafe’de çubuk kraker yerine ekler-limonata ikilisini görünce (temiz ve özenliydik ama) daha şık giyinseydik keşke dedim… Sonra da aşağı sıralarda dizleri çıkmış eşofman ve pis tshirtle gezinen tuhaf bir seyirciyi gördüm ona bağırmak istedim, neyse ki iç sesimi 35 yaşında zaman zaman da olsa kontrol edebiliyorum 🙂

Çok güzeldi…

Bütün anneler demeyeceğim, artık kendimi yormuyorum, bağzı benim gibi anneler ; mücadele edin biletleri kapın… Sanat ruhu besliyo ya işte ondan …

Ps: biletler 8 tl , geçen ay gittiğim ve bir çuval para verdiğim berbat madagaskar göstetisini hatırladım,içim sızladı 🙁

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir